Boğaz Tatil ve Turizm
Avrupa ve Asya´yı ayıran Boğaz´da Karadeniz´e doğru geleneksel ve
unutulmaz bir deniz gezisi yapmadan İstanbul ziyareti tamamlanmış
sayılamaz. Büyük bir ihtişam ve saf bir güzellik yansıtan kıyıları
geçmiş ve günümüzün karmasıdır. Yalıların yanında modern oteller,
taştan hisarların yanı başında rustik saraylar ve küçük balıkçı
köylerinin hatırasını taşıyan semtlerde şık yapılar... Boğaz´ı görmenin
en iyi yolu kıyılarında zig zag çizen yolcu vapurlarından birine
binmektir. Eminönü´nden başlayan gezi sanki bir bayramda akraba ziyaret
ediyormuş gibi sırayla Boğazın Asya ve Avrupa kıyılarına uğranarak
devam eder. Gezi, aşağı yukarı 6 saat sürmektedir. Eğer gezi özel bir
biçimde gerçekleştirilmek istenirse, bu konuda gece veya gündüz kısa
düzenlemeler yapan ihtisaslaşmış acentalara başvurulabilinir.
Şehrin en güzel anıtları, Haliç-Marmara Denizi-Surlar arasında kalan
yarımadada yer alır. Kentin tepelerinden yükselen 500´ü aşkın caminin
sulieti başdöndürücü bir atmosfer yaratır. İnsan kendini geçmiş zamanla
bugün arasında bir rüyada gibi hisseder! Altı minaresiyle İstanbul´un
sembolü haline gelen, dekorasyonunda kullanılan mavi çiniler nedeni ile
"Mavi Cami" diye anılan Sultanahmet Camii´ni mutlaka görmelisiniz.
Karşısında, İmparator Justinien zamanında kilise olarak inşa edilmiş
olan ünlü Ayasofya Müzesi yer alır; mimari hünerler örneği olan bu
yapı, Hz. İsa´yı, Hz. Meryem´i ve imparatorları tasvir eden nefis
mozaik panolarla bezenmiştir. Bir başka tepeden bu iki muhteşem abideyi
seyreden Süleymaniye Cami ise Osmanlı mimarlık sanatının zirvesidir.
Kanuni Sultan Süleyman´ın isteği üzerine Mimar Sinan tarafından inşa
edilmiştir.